12 Aralık 2010 Pazar

Özlem


Dün gelen beyaz güzelliği özlemişim...Özlediğim çoğu şey gibi...


Akşamın karanlığıyla birleşen beyaz örtü neredeyse kapatmıştı şehrin sevimsizliğini.
Dışarıya çıktım.
Işıl ışıldı yerler, arabalar ve tüm bitkiler...Işık vurdukça parlıyordu taneleri, gel gel sarıl bize, dokun ve hisset güzelliğimizi diyordu.
Dayanamadım...Biraz yerden aldım, biraz duvarların üstünden. Sıkıca tuttum onları, sıkıştırdım mor eldivenlerin arasında. Ben sıktıkça onlar da sıkıca tutundular birbirine.Zaman geldi kaskatı oldular, dondular, daha da sıkışacak yerleri kalmamıştı. Sonra dedim belki sıkışmayı sevmiyorlardır, narince belli boşluklarla üst üste durmayı seviyorlardır...
Rahat bırakmak için onları, fırlattım o sevgi topunu tüm gücümle önümdeki siyah montluya. Montun gergin yüzeyinde onlara tutunacak yer yoktu, dağılmayı, serbest kalmayı tercih ettiler. Onlar adına sevindim sonra, işte yeniden özgür kaldılar...

Bu sabah bir kez daha anladım aslında, etrafımızdaki güzellikler oldukları halde güzeller. Doğadaki her şey ve sevdiklerimiz.Ne kadar cazibelerine kapılıp avucumuzda toplamaya ve hep yanımızda tutmaya çalışırsak çalışalım , onlar kendi hallerinde iyiler. Elimizde tuttuğumuzu sandığımız aslında sıkıştırılmış bir halleri, hatta bazı anlarda sıcaklığımıza dayanamayıp eriyecekleri halleri...
Serbest bırakmalı onları bence, tümden kaybetmiş sanmamalı kendini , her şeye rağmen bizimle gezmeyi tercih edenler olacaktır, aslında fark etmediğimiz, atkımızdaki birkaç kar tanesi gibi... İşte onlar biz istesek de istemesek de yanımızda olmayı seçenlerdir, ardımızda beliren yeni dostlardır...

Tüm dostlara selamlar...

*Foto kaynak

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin